Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Başkanı Emine Erdem, Türkiye’de iş gücüne katılım oranında 31 milyon 75 bin kadın potansiyeli bulunduğunu ancak bunların sadece 9 milyonu iş hayatında olduğunu belirterek, “Kadın potansiyelinin, girişimcilik ve iş yaşamına katılım noktasında, gerçek yaşama yansımadığını görüyoruz. Türkiye’nin kalkınmasını sürdürülebilir zemine oturtmak için topyekün bütün potansiyellerden yararlanmak durumundayız. İş hayatında kadın girişimcilerin kadın istihdamını artırma noktasında önem arz ettiğini söyleyebilirim.” dedi.KAGİDER ve Türk Tuborg AŞ’nin katkıları ile gerçekleştirilen “Türkiye Kadın Girişimcilik Endeksi Çalışması” araştırmasının sonuçları yapılan bir toplantı ile kamuoyuyla paylaşıldı. Kadın girişimcilerin profilini anlamak, iş kurma sürecindeki deneyimlerini, motivasyonlarını ve yaşadıkları zorlukları değerlendirmek üzere yapılan araştırma için Türkiye’de ağırlıklı olarak KAGİDER üyesi olan 438 kadın girişimci ile görüşüldü.Araştırmaya katılan kadın girişimcilerin yüzde 67’si evli, yüzde 67’si çocuk sahibi, yaklaşık yarısı (yüzde 51) 40 yaş altı girişimcilerden oluştu. Katılımcıların eğitim durumunun Türkiye genelinin oldukça üzerinde olduğu araştırmada, kadın girişimcilerin ağırlıklı olarak metropolden, diğer bir deyişle İstanbul, Ankara ve İzmir’den gelmesi bu sonuçta etkili oldu.Araştırmada, Türkiye’de kadın girişimcilerin sayısı erkek girişimcilerin yarısından az olsa da kadınların daha iddialı olduğu belirtildi.Kadın girişimcilerin üçte biri yurt dışında da faaliyet gösteriyorKadın girişimcilerin kurdukları şirketlerin faaliyet alanları incelendiğinde önde gelen sektörlerin toptan ve perakende ticaret ile imalat olduğu tespit edildi. Kadın girişimcilerin kurduğu şirketlerin yüzde 57’si 1-5 çalışanlı şirket statüsünde. Kadın girişimcilerin kurdukları şirkete yüzde 75 oranında sahip olduğu görülüyor ve kurulan her 3 şirketten 1’i hem Türkiye’de hem de yurt dışında faaliyet gösteriyor.Kadınlar girişim geçmişi açısından değerlendirildiğinde, kadın girişimcilerin kurdukları şirkete odaklanıp çoğu zaman başka bir işte çalışmadıkları, şirketin kuruluş aşamasında en çok aileden borç aldıkları, yakın geçmişte en fazla Türkiye’deki özel şirketler ile iş birliği yaptıkları görülüyor. Kadınların henüz şirket kurup, geliştirip, satma oranı oldukça düşük seviyede. Satış sebepleri ise iyi bir fırsat görüp değerlendirmekten ziyade anlaşmazlıklar ve maddi sorunlar olarak göze çarpıyor.Kadının Girişimcilik AlgısıAraştırma kapsamında, Türkiye’deki kadın girişimcilerin, girişimcilik hikayelerinin başlangıç aşamasına yönelik motivasyonları “ihtiyaç” ve “fırsat” içeren ifadelerle sorgulandı. Kadın girişimcilerin büyük çoğunluğu girişimcilik hikayelerinin temelinde ilgili dönemde bir fırsat görmenin ve değerlendirmenin yer aldığı ifadesine katılıyor. Kadın girişimcilerin öz benlik algıları ve erkek girişimcilere yönelik algıları bu alanda gelişimi etkileyen önemli unsurlar olarak öne çıkıyor.Araştırma kapsamında görüşülen katılımcılar için kadın girişimci olmak en fazla cesaret, güç, bağımsızlık, özgürlük gibi sıfatlarla özdeşleştiriliyor. Girişimcilik algısı metropollerdeki kadın girişimciler için daha çok cesaretken, metropol dışı illerde ise güçlü olmak, diğer bir deyişle tüm zorluklara göğüs germek olarak yorumlanıyor.Girişimci olmaya yönelik paylaşımlarda kadın girişimcilerin kuvvetli pozitif duygulara değinen yorumları bulunuyor. Kadın girişimciler kendilerini borcuna sadık olarak niteliyor ve öz benlik algılarında para yönetimi ile ilgili konular ve mütevazılık ön planda yer alıyor. Genç girişimcilerin kadın girişimci algısı daha iddialı.Kadın girişimcilerin eşleri ve ailelerinden sonra en büyük destekçisi, kendileri gibi iş kurmuş olan kadın girişimci arkadaşları. Ancak, daha fazla kurum ile iş birliği kurma ve iletişim ağlarından yararlanmaları gelecekteki ihtiyaçları açısından önem arz ediyor. Kadın girişimciler yurt dışına açılmak istiyor ve geleceğe yönelik değerlendirmeleri umut vadediyor. Kadın girişimcilerin en fazla ihtiyaç duydukları konu finansal destek olarak gözüküyor.“İş hayatında 9 milyon kadın istihdamı var”Toplantının açılışında konuşan KAGİDER Başkanı Emine Erdem, kadın girişimciliği konusunda Türkiye’de ilk defa bu kadar geniş kapsamda bir araştırma yapıldığını ifade ederek, 17 yıldır kadın girişimciliği ve kadın istihdamının gelişmesi için var güçleri ile çalıştıklarını belirtti.Erdem, Türkiye’de iş gücüne katılım oranında 31 milyon 75 bin kadın potansiyeli olduğunu hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bunların sadece 9 milyonu iş hayatında. Kadın insan kaynağından yeterince yararlanmayan bir toplum ile karşı karşıyayız. Potansiyeli olan bir yapı var ülkemizde. Kadın ve erkek de, girişimcilik konusunda olumlu bir bakışları var. Kadın potansiyelinin girişimcilik ve iş yaşamına katılım noktasında gerçek yaşama yansımadığını görüyoruz. Türkiye’nin kalkınmasını sürdürülebilir zemine oturtmak için topyekün bütün potansiyellerden yararlanmak durumundayız. Aksi takdirde, toplumun yarısındaki insan potansiyelini kullanmamış olacağız. İş hayatında kadın girişimcilerin kadın istihdamını artırma noktasında önem arz ettiğini söyleyebilirim."İlk kurulduğundan bu yana 2002 yılında Türkiye’de kadın girişimcilerin oranın yüzde 4 olduğunu anımsatan Erdem, “Şimdi ise bu oran yüzde 8,8. Bu gelişmede payımız olduğunu bilmekten onur duyuyoruz. Yine de daha gidecek çok yolumuz var.” diye konuştu.Erdem, Türkiye Kadın Girişimcilik Endeksine göre, kadınların düşlerinin bulunduğunu ve düşlerini gerçeğe dönüştürecek potansiyele sahip olduklarını vurgulayarak, “Ekonomik ve toplumsal kalkınma adına bu potansiyelden faydalanmak için hükümet, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve kamuoyu hep birlikte çalışmalıyız. Türkiye Kadın Girişimcilik Endeksi verilerinin bu çalışmalar için bir yol gösterici olacağını düşünüyoruz. Bu iş birliği için Türk Tuborg AŞ’ye teşekkür ederiz.” değerlendirmesinde bulundu.“Kadının başarıya giden yolu engellerle dolu”Türk Tuborg AŞ Üst Yöneticisi (CEO) Damla Birol ise kadınların başarıya giden yolları pek çok engelle dolu olduğunu belirterek, istihdama katılımda oranın hala yüzde 34 civarında kaldığını belirtti.Ev, aile ve işteki sorumluluklardan başlayıp çevreden gelen baskı ve ön yargılar da eklendiğinde gitgide zorlaşan bir durum söz konusu olduğunu kaydeden Birol, şunları kaydetti:“Türk Tuborg olarak kadınların birbirine inanmaları, destek olmaları ve cesaretle devam etmeleri durumunda bu zorlukların bertaraf edilebileceğine ve aşılacağına kuvvetle inanıyoruz. Kadınları cesaretlendirmek ve hedeflerine ulaşmak için harekete geçen kadın sayısının artmasına destek vermek en büyük hedefimiz. Toplumumuzun kadın girişimci aynası olacak nitelikte bir araştırmaya birlikte imza attığımız için KAGİDER’e teşekkür ederiz. Ülkemizde kadın girişimci sayısını arttırmak için biz de payımıza düşeni yapmaya her zaman hazırız.”