adnancelenk @ kaztr.com

   Aslında bu ifade bize çok ters gelmemeli, değil mi? Doğru değil mi  yanlış mı biliyorum? Hayatımızda iki İslam yok mu? Ben mi yanılıyorum?

   Bunu şöyle kendime izah ediyorum; Bir halkın bildiği bir din olan İslam var, bir de Allah’ın kitabı Kuran’da belirtilen gerçek İslam var. Kuran’ı okumayan, bilmeyen hiç merak edip te araştırmayan insanların , atalarından, cevrelerinden, etrafından duydukları ile öğrenilen ve nefse de kolay gelen bir İslam, diğer tarafta da bozulmamış, sapmamış,  Allah tarafından bize vahiyle gelen, peygamberimizin uygulaması ile de yaşanan  bir İslam… Allah katında gerçek din olan İslam…

   Kendini müslüman olarak adlandıran bizler, Kuran’ı okuyup anlayarak, okuyup kavrayarak mı bu dini seçip tabi olduk? Yoksa bizim kolayımıza gelen aynı Kuran ayetlerinin de dediği gibi?   Onlara: 'Allah'ın indirdiğine uyun' denildiğinde: 'Hayır biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız' derler. Şeytan onları dehşetli ateşin azabına çağırıyor olsa da mı?    ( Lokman Suresi 21. Ayet)

   Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Peygamber’e gelin” denildiğinde onlar, “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter” derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı? (Maide Suresi 104. Ayet)  ayetlerinin dediği gibi, kolaycılığa mı kaçıyoruz?  Tabii ki, her zaman olduğu gibi kolayımıza ne geliyorsa onu yapıyoruz. Hem bunun bir vebali ve sorumluluğu yok ki… Neden olmasın?

   Ama lütfen elimizi vicdanımıza alıp, şöyle bir düşünelim. Gerçekten doğru olan bu mu? Bize bir kitap ve onun uygulayıcısı bir peygamber gelmiş. Neden O’nu iyice araştırmıyor ve daha sonra doğru bir karara kendimiz varmıyoruz? Daima başkalarının aklına uymak ,başkalarına tabi olmak neden bize kolay geliyor?

  Hiç düşünemiyor muyuz? Geçici bir dünya hayatı için neler yapmıyoruz. Bir mühendis, avukat, doktor olmak için yıllarca okullar okuyup, staj yapıp daha sonra bir diploma sahibi oluyoruz. Bir fabrika sahibi isek bir ürünü daha ucuza mal edebilmek için belki şehir şehir ya da ülke ülke dolaşıyoruz. Ya da satmak için neler yapmıyoruz ki? Peki bize sonsuzluğu vadeden Allah için , Allah’ın dini için ne yapıyoruz? Neden bize sonsuzluğu vadeden, cenneti vadeden Allah dini olan Kuran’ı anlayarak, düşünerek, aklederek okuyup hayatımızı onun istediği şekilde şekillendirmiyoruz? Bu kadar zor mu bu kitabı okumak ve anlamak için zaman ayırmak? Doğruyu neden kendi kaynağımızdan kendimiz okuyarak öğrenmeyelim? Neden? Neden?

   Allah bizden O’nun gösterdiği ve istediği şekilde ibadet etmemizi buyuruyor. O’nun rızalığını istiyorsak O’nun Kitabına sımsıkı sarılıp onu yaşayarak elde edebiliriz. Bizim dedelerimizden, babalarımızdan, çevremizden duyduğumuzla değil de kaynağından bu dini öğrenip yaşayalım. Halkın bildiği ve yaşadığı İslam’ı değil… Kuran’ın tarif ettiği ve Peygamberimizin yaşadığı İslamı kendimize din olarak beniseyip yaşayalım…

   Hiç şüphesiz din, Allah katında İslam'dır. (Al-i İmran 19)