adnancelenk @ kaztr.com

   İnsanı insan yapan en önemli faktörlerden birisi de kişilik sahibi olabilmektir. Bir insanın kişiliği gelişmemişse o insan hem kendisine hem de çevresine zarar verir. Kişilik sahibi insan sevilen ve saygı duyulan biridir. Günlük yaşantımızda kişiliği gelişmemiş, kişiliği zayıf ya da kişilik sahibi ifadelerini çok sık kullanırız. Hatta bu sözcüklerle insanları tanımlarız. Bu konu ile ilgili çok beğendiğim bir anekdot aktaracağım sizlere, sanırım çoğunuz duymuş ya da okumuşsunuzdur…

Kişiliğiniz Yoksa Siz Bir “Hiç”siniz

   Sınıf, Öğrencilerin gürültü padırdısıyla sallanırken sert görünümlü hoca kapıda beliriyor. İçeriye kızgın bir bakış atıp kürsüye geçiyor. Tebeşirle tahtaya kocaman bir (1) rakamı çiziyor. Bakın diyor. Bu kişliktir. Hayatta sahip olacağınız en değerli şey..Sonra (1) 'in yanına (0) koyuyor; Bu başarıdır. Başarılı bir kişilik (1)'i (10) yapar. Bir (0) daha.Bu tecrübedir. (10) iken (100) olursunuz. Sıfırlar böyle uzayıp gidiyor.Yetenek , disiplin , sevgi.Eklenen her yeni (0)'ın kişiliği 10 kat zenginleştirdiğini anlatıyor hoca.Sonra eline silgiyi alıp en baştaki (1)'i siliyor. Geriye bir sürü sıfır kalıyor.

Ve Hoca yorumunu yapıyor:

-Kişiliğiniz yoksa, öbürleri hiçtir…

 

Genel olarak en çok kişilikle eş anlamlı kullanılan, karakterdir.

Bireyin karakteri; kişiliksel özelliklerle, içinde yaşanılan çevrenin değer yargıları ve ahlak kurallarından oluşur.

Toplumsal değerler ve ahlak kuralları, çocukluktan beri benimsenirse ve ya uyum sağlamak amacıyla insanın kendini zorlamasıyla yerine getirilirse kişi dışarıdan ‘’karakterli’’ olarak değerlendirilir.

Sonuç olarak; Kişiliğin sürekli ve tutarlı görümü ‘’karakter’’ sözcüğüyle ifade edilirken,

Bireyin yapıp ettikleri, ortaya koydukları, başka insanlarla ilişkileri, eğilimleri ve becerileri onun kişiliğini belirler.

Sözün özü;Çevreye uyum sağlayabilen, söyledikleri ile yaptıkları tutarlı olan, saygılı, güzel ahlak  sahibi insan KİŞİLİĞİ GELİŞMİŞ insandır.